Sal14082018

Son güncellemeÇrş, 12 Ara 2012 2pm

Basından

Üçüncü köprüyü yaptırmayacağız!

İSTANBUL, Yeşil Gazete - 02.10.2010  – Üçüncü köprüye karşı Yeşiller Partisi tarafından başlatılan 2 Milyon İstanbullu kampanyasının 2 Ekim eyleminde binlerce İstanbullu Boğaz kıyılarını doldurdu. Fındıklı’da kampanya koordinatörü Serkan Köybaşı’nın basın açıklamasını okumasıyla başlayan eylemde Beşiktaş, Ortaköy, Kadıköy, Salacak, Kuzguncuk, Sarıyer, Kireçburnu, Rumelihisarı, Arnavutköy, İstinye, Caddebostan, Bostancı, Emirgan, Bakırköy sahilleri ve Galata köprüsünün de aralarında bulunduğu 23 noktada ellerinde mumlarla ve fenerlerle sahilleri dolduran binlerce İstanbullu yaşadıkları kente sahip çıktıklarını ve üçüncü köprüye izin vermeyeceklerini gösterdiler.

 

Eylemde Beşiktaş sahilinde Filor Uluk’un düzenlediği ağaç defilesi, Beşiktaş Çarşı grubunun sloganları, Fındıklı sahilinde İstanbul SOS grubunun SOS şeklinde yanan mumları, yüzlerce kişiyle Galata köprüsünde toplanan Greenpeace’in bir botunun Fındıklı sahiline yanaşarak açtığı “ormalara dokunma” pankartı, Ortaköy’de Küresel Eylem Grubunun coşkulu şarkıları, Kadıköy sahilini dolduran kalabalığa bir konser veren Son Irmnak Doğa Orkestrası’nın dinletisi, Fındıklı’da sanatçıların yaptığı pandomim gösterisi gibi çok sayıda performans ilgi çekti. Eylem noktalarının en küçüğünde bile yüzlerce İstanbullu bir araya gelerek mumlarını yaktı.

Fındıklı’daki basın açıklamasında sanatçılar Pelin Batu ve Nejat Yavaşoğullları da kısa birer konuşmayla İstanbulluları kentlerine sahip çıkmaya ve üçüncü köprü istemediklerini herkese duyurmya çağırdı. Serkan Köybaşı okuduğu basın açıklamasında alternatif projeler arasında İstanbul’un trafik sorununu çözmeyecek ve doğayı yıkıma uğratacak en kötü projenin üçüncü köprü olduğunu söyledi. Açıklamada ” Biz Bergama’da toprağımızı zehirleyen şirketlere karşı direnenleriz. Karadeniz’de derelerimizin HES’lere hapsedilmesine karşı çıkanlarız. Akkuyu’da ve Sinop’ta sağlıklı gelecek nesiller için nükleere karşı mücadele edenleriz. Yatağan’da, Bartın’da, Yalova’da havamızın termik santrallerle kirletilmesine karşı koyanlarız. Küresel ısınmayı durdurmak için mücadele edenleriz. Yiyeceklerimizin genetiğiyle oynanmasına hayır diyenleriz. Biz, aynı zamanda, insanın doğayla uyum içinde yaşaması için çözüm üretenleriz. Rüzgar ve güneş enerjisini teşvik edenleriz. Doğayla dost teknolojileri savunanlarız. Toplu ulaşım projelerine “evet” diyenleriz. Sosyal devlet isteyenleriz. Barış, insan hakları ve gerçek demokrasiden yana olanlarız. Biz, bugün burada güçlerimizi birleştirdik ve İstanbul’un doğasını korumak için her türlü fedakarlığa katlanacağımızı açıklıyoruz. İstanbul’a sahip çıkıyoruz. Çünkü İstanbul bizim bir parçamız, biz de onun parçasından başka bir şey değiliz.”dendi.

Açıklamanın tam metni şöyle:

“Değerli basın mensupları,

Türkiye’nin her yerinde doğaya topyekûn bir saldırı var. Suyumuz HES’lere, toprağımız madencilere, havamız termik santrallere ve ağaçlarımız yollara ve köprülere kurban ediliyor. Türkiye’nin her yerinde halk bu büyük saldırıya karşı doğasını korumak için direniyor. Çünkü biliyor ki o su, o toprak, o hava ve o ağaçlar bizim bir parçamız ve aslında biz de doğanın bir parçasından başka bir şey değiliz.

İstanbul Çevre ve Orman Müdürlüğü’nün Çevre Bakanlığı’na gönderdiği resmi bir yazıya göre 3. Köprü için en az 2 milyon ağaç kesilecek. İstanbul halkı olarak biz de bu akşam burada ve İstanbul’un 22 noktasında daha, ellerimizde mumlarla buluştuk. Sadece İstanbul’da değil, aynı zamanda İzmir Alsancak’ta, Ankara Kuğulu Park’ta, İzmir Torbalı Karaot Köyü’nde, Datça’da ve bir çok yerde mumlar yakılacak. 1 saat boyunca 3. köprüyü durdurmak ve 2 milyon ağacı kurtarmak için bekleyeceğiz.

İstanbul halkına sorulmadan, kapalı kapılar ardında, anti-demokratik şekilde dayatılan köprü projesi şehrimizin hiçbir sorununu çözmeyecek. Buna karşın, başta trafik ve nüfus olmak üzere tüm sorunlarını daha da ağırlaştıracak. Recep Tayyip Erdoğan’ın 1995’te belediye başkanıyken söylediği gibi “3. köprü, İstanbul için bir cinayet” olacak.

3. köprünün alternatifleri olduğunu biliyoruz: Günde 1,5 milyon insan taşıma kapasiteli, köprünün 1/10 maliyetine yapılabilecek BoğazRay; iki sene gibi kısa bir sürede bitirilebilecek 1. köprüyü revize ederek toplu taşıma için kullanılacak bir kat ekleme projesi veya Pendik-Yeşilköy arasına kurulacak Transmar yüzer viyadük projesi bu alternatiflerden sadece bazıları. Hepsi üzerinde çalışılmış, test edilmiş ve bilimsel projeler. Üstelik 3. köprüden daha az maliyetli, daha az doğa yıkımına neden olacak ve trafiğe gerçekten çözüm olabilecek projeler.

Bu projeler arasında trafiğe çözüm olmayacak tek proje 3. köprü! Çünkü trafiğin çözümü: TOPLU TAŞIMA! Tüm çağdaş ülkelerdeki gibi gelişkin bir metro ağı ve tramvay sistemi talep ediyoruz. Fizibilite raporunda “bitirildiğinde 3. köprüye gerek kalmayacak” yazan Marmaray projesinin, daha fazla ertelenmeden, hemen bitirilerek devreye sokulmasını istiyoruz. Her tarafı denizle çevrili şehrimizde deniz ulaşımının geliştirilmesini ve raylı sistemlerle entegre edilmesini talep ediyoruz.

Biz Bergama’da toprağımızı zehirleyen şirketlere karşı direnenleriz. Karadeniz’de derelerimizin HES’lere hapsedilmesine karşı çıkanlarız. Akkuyu’da ve Sinop’ta sağlıklı gelecek nesiller için nükleere karşı mücadele edenleriz. Yatağan’da, Bartın’da, Yalova’da havamızın termik santrallerle kirletilmesine karşı koyanlarız. Küresel ısınmayı durdurmak için mücadele edenleriz. Yiyeceklerimizin genetiğiyle oynanmasına hayır diyenleriz.

Biz, aynı zamanda, insanın doğayla uyum içinde yaşaması için çözüm üretenleriz. Rüzgar ve güneş enerjisini teşvik edenleriz. Doğayla dost teknolojileri savunanlarız. Toplu ulaşım projelerine “evet” diyenleriz. Sosyal devlet isteyenleriz. Barış, insan hakları ve gerçek demokrasiden yana olanlarız.

Biz, bugün burada güçlerimizi birleştirdik ve İstanbul’un doğasını korumak için her türlü fedakarlığa katlanacağımızı açıklıyoruz. İstanbul’a sahip çıkıyoruz. Çünkü İstanbul bizim bir parçamız, biz de onun parçasından başka bir şey değiliz.

2 MİLYON İSTANBULLU, 2 EKİM 2010″

(Yeşil Gazete)