Sal23102018

Son güncellemeÇrş, 12 Ara 2012 2pm

Hindistan'dan Gerze'ye ekoloji mücadelelerinde kadınlar

 Yeşiller Partisi tarafından geçtiğimiz haftasonu düzenlenen Yeşil Diyalog’un ikinci gününde “Ekolojik mücadeleler ve bu mücadelelerderki kadın deneyimi / deneyim paylaşımı” toplantısı yapıldı.

Toplantı, ana konuşmacı ve Narmada Bachao Andolan (NBA) / Save the Narmada Movement hareketi aktivisti Medha Patkar‘ın konuşması ile başladı. Patkar, Hindistan’da yapılmakta olan büyük barajlara karşı verilen kadın mücadelesinden örnekler verdiği konuşmasını, “Birçok sürdürülebilir yaşam tarzı olan kırsal bölge, şehirleşme ve bütün kaynakların hunharca özelleştirilmesi veya kamulaştırılmasından dolayı tehlike altında. Devlet ‘kalkınma’ adı altında yalnızca doğal kaynakları değil, insanların yaşama hakkını da elinden alıyor. Hindistan’da 200 bin kişi tek bir barajın kurulduğu alanda su altında kalabilir. Buna karşı uzun mücadeleler veriliyor, açlık grevleri yapılıyor. Bu mücadelede kadınlar hep ön saflarda, çünkü sebat etme yetenekleri, yaratıcılıkları erkeklerden daha yüksek. Biz mücadele ve yeniden yapılandırma üzerine çalışıyoruz. Hem yeşil, hem kırmızı ideolojiye inanıyoruz. Yani hem eşitlik hem de doğal ekosistemlerin korunması için mücadele ediyoruz.” sözleriyle sürdürdü.

Toplantıda daha sonra sözü Yeşiller Partisi eski eş sözcülerinden Bilge Contepe aldı. Contepe, Patkar’ın bıraktığı yerden başladığı konuşmasında Hindistan deneyimi ile Türkiye arasındaki büyük benzerliklere vurgu yaptı. Contepe, mücadelenin renginin, Yeşil, Kızıl ve Mor olması gerektiğini söyleyerek sözlerini tamamladı.

 

Contepe’den sonra söz alan Yeşil Gerze Platformu‘ndan Şengül Şahin Gerze’de yaşanan termik santral karşıtı direnişi ve bu direnişteki kadın mücadelesini anlattı. Gerze’den gelen çok sayıda kadın konuğun da bulunduğu konuşmasında Şahin, Gerze mücadelesinin büyüyerek süreceğini söyledi.

 

Şahin’den sonra söz sırası Büyük Anadolu Yürüyüşü‘nden Pervin Çoban‘daydı. Aynı zamanda göçer Sarıkeçili’lerden olan Çoban, “İlk önce ormanlarda keçi otlatma yasağıyla karşılaştık, sonra göç güzergahımızda suların üzerinde kurulan barajlarla karşılaştık. Ben, Toroslarda gözlerimizle görmediğimiz, kulaklarımızla duymadığımız binlerce canlı için buradayım; doğadaki tüm canlıların haklarının verilmesi için. Bu mücadele zorlu bir yol oldu. Şantiyeleri, şirketleri aramıza getiren siyasilerden çok, çevreci gözüken kurumlarla uğraştık. Ama bizde bir laf vardır; ‘gittiğiniz yolda engeller yoksa bilin ki yanlış yoldasınız” derler. Demekki biz doğru yoldayız” dedi.

 

Toplantıda son söz Munzur’u Koruma Platformu‘ndan Gül Kapar‘daydı. Munzur mücadelesini anlatan Kapar’dan sonra soru cevap bölümüne geçildi ve toplantı sona erdi.